Beykoz görücüye mi çıkıyor?

Beykoz görücüye mi çıkıyor?

Değerli Beykozlular, Yaşadığımız ilçenin yaşanması ve yaşatılması için değerlerini ne kadar tanıyoruz ve tanımaya özen gösteriyoruz. Yüce yaradan biz Beykozlulara yaşarken cenneti bahşetmiş, bizler bu cennet ilçenin şanslı halkıyız veya kendimizi

Değerli Beykozlular,

Yaşadığımız ilçenin yaşanması ve yaşatılması için değerlerini ne kadar tanıyoruz ve tanımaya özen gösteriyoruz. Yüce yaradan biz Beykozlulara yaşarken cenneti bahşetmiş, bizler bu cennet ilçenin şanslı halkıyız veya kendimizi böyle görüyoruz.

Karada Anadoluhisarı ile başlayan (FSM köprüsündean sonra Kavacık) Anadolu Kavağı Yoros Kalesi ile son bulan sahil şeridi üzerinde o kadar çok tarihi, kültürel doğal güzellik ve yaşam alanları var ki tam bir Turizm çekim alanı. Fakat Turizm olarak kahvaltı ve restoran turizmi hariç hiçbir hareketlilik yok. Bu olumsuzluk inanın içimizi sızlatıyor.

Sadece Anadolu Hisarı bölgesindeki doğa tarih ve kültür hazinesi Beykoz'u  turizm de zirveye taşır. Mesela Küçüksu Çayırı, Göksu  Deresi, Küçüksu Kasrı, Küçüksu Plajı, tarihi heybeti ile beni hizmete açın diye haykıran Hisar Kalesi, tarihi ilk Osmanlı mezarlığı, 590 yıllık tarihi Muhaşi Sinan Camii, tarihi kilisesi, zenginlerin iştahını kabartan tarihi yalıları, Fatih Sultan'ın otağ yaptığı Otağtepe gizemli duruşu ile Nişangah özelliği ile Nişantaşı, ilk halat fabrikası, ağaç kaplama fabrikası vs..

Dostlar bunları neden tek tek yazdım… Çünkü birçok insana anlatınca şaşırıyor, ‘yaaaa' diye hayret ediliyor.

Güncel yaşamın akışı ile yabancı devletten gezmeye gelenler hariç hiç bir vatandaş yaşadığı yerin tarihini yani ecdadını bilmiyor ve çocuklarının da öğrenmesi için uğraşmıyor. İlgililerde bu değerleri öğretmek için ne destek ne de teşvik için öncülük etmiyor.  Oysa her aile bir evladım olsa da soyumu ileri taşısa diye emek harcamıyor mu? Hal bu ki evlat ecdadı bilmez ise ne kadar ileriyi görür veya başkaları onlara başka ileriler mi gösterir! Ne demek istediğimi anladınız sanırım. Şahsen her kulvarda genç nesillere bölgemde tarihimizi anlatmak ve yaşatmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. 

Geçtiğimiz günlerde Beykoz Belediyesi çok önemli bir Beykoz Sempozyumu adı altında 64 kişilik Profesör, tarihçi, öğretim görevlisinin sunduğu oturumlardan oluşan programla Beykoz' u geçmişten günümüze anlattılar. Birçok bilmediğimiz konular ve bildiğimiz halde içeriğe alınmayan konulara şahit olduk dinledik. Gerçekten çok önemli bir program idi verimli oldu, emeği geçenlere teşekkür ederim. Fakat 250 bin nüfusu, 550'ye yakın STK'sı olan Beykoz'da böylesi önemli bir programı uzaktan gelen birkaç tarih meraklısı, birkaç mahalle muhtarı ile parmakla sayılacak kadar az STK mensubu vardı. Üstelik ilçe sınırlarında 3 adet üniversitesi olan bir ilçede.

Şimdi  yazdıklarımın ne alakası var diyeceksiniz.  Atatürk gençleri geleceğin teminatı olarak neden gördü. acaba. Geçmişten, Atasından haberi, bilgisi olmayan gençlik geleceği göremez. Eyyy ilgililer gençleri bir alkışlama makinesi değil, geçmişini öğrenmeye çalışan nesiller olmasını sağlayın.  Farklı çekim alanları ile teşvik edici olalım. Evlatlarımızı kötü alışkanlıkların zehirli parmaklarından uzaklaştırıp, vatan, memleket gelenek tarih sevgisi ile dolduralım. İçimiz, gönlümüz rahat olsun.

İşte bu eksikleri giderirken en önemli görev bu önemli sempozyumlardan uzak duran Beykoz'un tabela derneklerine büyük iş düşüyor. Ey yetkililer oy toplama arzusu ile yöre derneklerine değil gelecek arzusu ile spor, sanat, tarihi değerlerimizi yaşatacak programlarla genç nesillere katkı sağlayacak etkinlikler ile ön plana çıkın. Beykoz Sempozyumu maliyeti çok olsa da belediyenin yapmış olduğu önemli bir projedir. Ama imar sorunları ile her geçen gün gündemde iken böyle anlamlı projeyi hayata geçirmek acaba ‘Beykoz görücüye mi çıkıyor?'  düşüncesi de aklımı karıştırıyor. Çünkü yatırımcıların iştah kabartan alanı bu bölgelerimiz.     

Turizmden eksik ve yoksun bir Beykoz düşünülmemeli. Sempozyumda  ilgimi çeken bir diğer konu Beykoz'dan önce nahiye ve belediye olan ilk Müslüman Türk Mahallesi Anadoluhisarı'nın  iki oturum hariç konularda yer almaması ve belgeleri ile ispatlandığı halde hiçbir basın organında belirtilmemesi artık Beykoz'dan ayrı bir ilçe mi olmalıyız dedirtti.

Yine de seni seviyoruz Beykoz. Doğa ,Tarih, Kültür zenginliğinle....

Geleceğimizin ışığı olan gençlerimiz  umutlu  yarınlar ile bölgesine ülkesine sahip çıkacak  huzurlu yıllar dilerim.

Sevgi ve Saygılarımla

YORUMLAR...