Kanal İstanbul'un Beykoz için önemi!

Kanal İstanbul'un Beykoz için önemi!

Kanal İstanbul, 8 yıldır gündemde olmasına rağmen en çok bu günlerde tartışılıyor. İBB Meclisinde kurulan "Kanal İstanbul Araştırma Komisyonu" üyesi olmam hasebiyle konuyu çok daha yakından çalışıyorum.Yaklaşık 2500 sayfa dokümanı okumaya...

Kanal İstanbul, 8 yıldır gündemde olmasına rağmen en çok bu günlerde tartışılıyor.

İBB Meclisinde kurulan "Kanal İstanbul Araştırma Komisyonu” üyesi olmam hasebiyle konuyu çok daha yakından çalışıyorum.

Yaklaşık 2500 sayfa dokümanı okumaya devam ediyorum. Bu vesileyle Kanal İstanbul hakkında sizlere bilgi aktarmak istiyorum.

İstanbul boğazı, dünya deniz trafiğinde 264 boğaz ve geçiş içerisinde 8500 yıllık tarihi, 16 milyon nüfusu, dünyanın kültür mirası olma özelliği ve doğal güzellikleri açısından dünyada eşi benzeri olmayan bir değere sahiptir.

Karadeniz ve Marmara arası İstanbul Boğazının kuş uçuşu mesafesi yaklaşık 30 km'dir.

Kıvrımları dikkate alındığında 35 km'lik İstanbul Boğazı'nın Anadolu Yakası'ndaki kıyılarının yaklaşık 18 kilometresi Beykoz sınırları içerisindedir.

Boğazın yıllık kapasitesi 25 bin gemi geçişi olmasına rağmen yılda ortalama 45 bin, günde 120, gemi boğazı geçmektedir.

Montrö Antlaşmasının imzalandığı 1936 yılında boğazdan geçen gemi sayısı yılda 3 bin, günde 9, gemi mertebesindeydi.

Boğazdan geçen gemi sayısı son yıllarda bir miktar azalış gösterse bile toplam taşınan yük miktarında artış görülmektedir.

2008 yılında 54 bin gemi geçişi ile 515 milyon groston yük taşınırken; 2018 yılında 41 bin gemi geçişi ile 613 milyon groston yük taşınmıştır.

Boğazdan geçen gemilerin yaklaşık %20'si tehlikeli madde taşımaktadır. 200 bin tonluk petrol tankerleri geçmektedir.

1960 yılından bugüne kadar boğazda 6 büyük kaza meydana gelmiştir. Bu kazalarda 108 bin ton petrol boğaza akarken 100 kişi hayatını kaybetmiştir.

Şehir içi yolcu gemileri ile yük ve tehlikeli madde taşıyan gemiler boğazın sularında bir arada seyretmektedir.

Gemiler, boğazın 3 noktasında neredeyse 90 derece olmak üzere 12 keskin rota değişikliği yapmaktadır.

90 derecelik dönüşlerin ikisi Beykoz açıklarında yapılmaktadır.

Beykoz, boğazdaki güvenlik zaafı ve çevresel risklerden en üst düzeyde etkilenmektedir.

Marmara ile Karadeniz arasında tek yönde 2050 yılında 78 bin, 2070 yılında 86 bin gemi geçişi öngörülmektedir.

Bütün teknik, tarihi, kültürel, ekonomik, çevresel ve stratejik parametreler dikkate alındığında Türk Devleti, Karadeniz ile Marmara arasında yeni bir suyolu açılmasına karar vermiştir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde, 2011 yılında projeyi ilan etmiştir.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizinden oluşan Türk Boğazlar Sisteminin Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan tek suyolu olarak taşıdığı stratejik önem ortadadır.

Ayrıca Montrö Antlaşması sadece İstanbul Boğazını değil; Çanakkale Boğazını da kapsadığından Kanal İstanbul Projesinin Montrö'yle bir alakası olmadığı gibi Montrö'ye aykırı olması da söz konusu değildir.

Kanal İstanbul, Türkiye'nin kendi iradesi, kabiliyeti ve refleksiyle ortaya koyduğu özgün bir projedir.

Projenin amacı, boğazdaki trafik yükünün azaltılması, tarihi dokunun korunması ve seyir emniyetidir.

Bir sonraki yazıda Türkiye'nin prestij projesi olan Kanal İstanbul'a dair daha detaylı bilgiler aktarmaya devam edeceğim.

Selam ve saygılarımla…

YORUMLAR...