Anadolu'nun “Derviş”i Yunus Emre Beykoz’da anıldı

Anadolu'nun “Derviş”i Yunus Emre Beykoz’da anıldı

Türk şiirinin öncüsü, Anadolu’nun “Derviş”i Yunus Emre, vefatının 700. yılında, ünlü yazar İskender Pala’nın katıldığı “Bizim Yunus” özel programıyla Beykoz’da anıldı. 

Beykoz Belediyesi, UNESCO'nun bu yılki anma ve kutlama yıl dönümlerinin arasına alınan, Türkçe şiirin öncüsü Yunus Emre’nin vefatının 700. yılını, düzenlediği özel program kapsamında şiir ve ilahilerle andı.

“Bizim Yunus” özel programının konuğu olan ünlü yazar İskender Pala, Türk dilinin ve medeniyetinin temel taşlarından biri olan, şiirlerinde din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin tüm insanlığa seslenen Yunus Emre’yi ve aşkını anlattı.

Program boyunca, İstanbul Sesleri Türk Müziği Topluluğu Çağlar Fidan ve saz ekibi enstrümanıyla Yunus Emre ilahilerini seslendirirken Mustafa Aygül de Yunus’un şiirleriyle eşlik etti.

“AŞK 'BİZİM YUNUS' HALİNE GETİREN ANLAYIŞTIR”

Okunan şiir ve ilahilerin ardından “Bizim Yunus”tan bahseden İskender Pala, “Bugün entelektüelinden okumuşuna, üniversitelisinden işçisine, bürokratından banka memuruna, çöpçüsünden başbakanına varasıya kadar onun adı herkesin dilinde bizim Yunus’tur. Toplumun bu kadar ayrıştığı, bu kadar çatladığı, fikir ayrılıklarının ve sen benin olduğu bir dünyada yaşıyoruz ama hangisine sorsanız bizim Yunus’tur. Aşk, onu bizim Yunus haline getiren anlayışın adıdır.” dedi.

“BAŞIMIZA NE GELİYORSA SÖZDEN GELİYOR”

Şiirlerin en ince ayrıntılarını misafirlere aktararak aslında neler söylendiğinden bahseden İskender Pala, “Yunus bize şöyle seslendi, bir şey söylemeden önce onu düşünün, olgunlaştırın ondan sonra söyleyin. Yunus’tan sonra onun söylediğini pek çok şair söyledi. Ama ‘Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz’ü kimse söyleyemedi. Modern çağda yaşarken hepimiz zaman zaman arkasını düşünmeden bir şey söylüyoruz. Yunus’un dediği gibi başımıza ne geliyorsa ondan geliyor. Bir söz ile gönüller kazanıyoruz, bir söz ile kalpler yıkıyoruz.” diye konuştu.

“SESİNİZİ YÜKSELTMEYİN SÖZÜNÜZÜ YÜKSELTİN”

Kelimeler ve sözler üzerine söyleşiye devam eden Pala, “Özünüz miktarınca varsınız. Sözünüz kadar değeriniz var. Sesinizi yükseltmeyin, sözünü yükseltin. Sesinizi düşürün, anlamınızı çıkarın. Böylece on defa düşünüp bir defa söylersek, değirmen gibi öğütmezsek sözleri, dokuz boğumdan geçirirsek onları; o dokuz boğumun içerisinden en zarif, en nazenini verirsek o zaman biz başkaları tarafından itibarlı biri oluruz.” diyerek Yunus Emre’nin bize bıraktığı şiirlerin salt bir kelam olduğunu, sözden ve şiirden öte bir şey olduğunu belirtti.

“HALK VE DİVAN ŞAİRLERİ DE YUNUS’U ÖRNEK ALMIŞ”

İskender Pala, Yunus Emre’nin Türk tarihinin varlığını anlatan, bugünü ve geçmişi de kapsayan şiirler yazdığını mısralarını en duru Türkçe ile işlediğini söyledi ve şöyle devam etti;

“Yunus’un bize bir medeniyet bıraktığını, tek başına bu ülkeye ruh kattığını, kimlik verdiğini ve Yunus olmasaydı bizim ne kimliğimiz ne milletimizin olmayacağını görürüz. Yunus ‘tekke’ tarzı şiirler yazmış ama halk şairleri ‘koşma’ söylerken onu örnek almış, divan şairleri de ‘gazel’ söylerken Yunus’u örnek almış. Yunus’un sözleri yüzyıllar içerisinde köylerde kırlarda, saraylarda şehirlerde, tekkelerde dergâhlarda tekrar edilip durmuş.”

Konuşmaların akabinde, İskender Pala’nın misafirlere Yunus Emre’nin “Hak bir gönül verdi bana” şiirini okudu.

Beykoz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir, ünlü Yazar İskender Palaya ve Mustafa Aygül ile Çağlar Fidan ve saz ekibine günün anasına tesbih takdim etmesiyle program sona erdi.

Facebook yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.