Asgari ücret artmalı mı? Ücretlerin milli gelirden aldığı pay ne durumda?

Milli Gelir bir ülkede belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin net parasal değeridir. Bir diğer ifadeyle; safi milli hasıladan, fertlerin gelirlerine intikal etmeyip hazineye intikal eden KDV, ÖTV gibi vasıtalı vergiler çıkarılacak olursa, geriye üretim faktörlerinin; “toprak, emek, sermaye ve müteşebbis” hizmetleri karşılığı elde ettiği gelirin toplamına milli gelir denir.

Milli gelirin üç şekilde hesaplanma yönetimi bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi “Gelir Yöntemiyle Milli Gelirin Hesabı” yöntemidir. Bu yöntemde belirli bir dönemde üretim faktörlerinin üretimden aldığı paylar toplanır.

Tüm bu bilgilerden yolara çıkarak şunu ifade edebiliriz; aklımızda kalması gereken, milli gelir: Kira + Ücretler + Faiz + Kar toplamına eşittir. Yani milli gelir, bir ekonomide yaratılan katma değerler toplamıdır.

TÜİK’in 31 Mayıs’ta açıkladığı son rapora göre;

İşgücü ödemeleri (ücretler), 2022 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %59,7, net işletme artığı/karma (kar) gelir ise %88,1 arttı. Hane halkına ödenen ücretler ile işletmelerin ettiği kar arasındaki fark giderek açılıyor. Bu sermayedarın daha fazla zenginleşmesi, hane halkının ise fakirleşmesi anlamına geliyor.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %31,5 oldu

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde %35,5 iken bu oran 2022 yılında %31,5 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %45,6 iken %47,6 oldu.

Yukarı izah ettiğimiz tanıma baktığımızda, Milli Gelir’in kira, ücretler, faiz ve kar toplamına eşit olduğunu hatırlarsak milli gelirin milyonlarca hane halkını etkileyen yönün ücretlerin milli gelirden alacağı paya endeksli olduğu çıkarımında bulunabiliriz. Bu noktada bakılması gereken “Ücretlerin” yıllara göre milli gelirden aldığı paydır.

1998-2021 arasında ücretlerin milli gelirden aldığı pay ne oldu?

Aşağıdaki grafikte 1998 yılında başlayarak 2021 yılına kadar ki dönemde ücretlerin Milli Gelirden aldığı payı sizler için derledim ve yüzdesel olarak ifade ettim.

Buna göre 2016 yılından beri ücretlerin milli gelirden aldığı pay düzenli olarak azalmakta. İşte bu konu sokağa çıktığımızda milyonların tepkisini oluşturan sorunun kaynağıdır. Türkiye üretmesine üretiyor, büyümesine büyüyor ancak gelir dağılımında hane halkı aleyhine bir süreç ilerliyor.

Yılbaşında yapılan asgari ücret artışı ne kadar kıymetli ise de süregelen enflasyonist dönem ücretlerin milli gelirden aldığı payı azalttı. Bunu tersine çevirecek bir adım atmak hem ekonominin hem de siyasetin gereğidir.

İşin enflasyon yönü de cabası. Ücretlilerin milli gelirden aldığı pay azalırken, enflasyonun da etkisi eklenince, ücretliler için zor bir dönem geçmektedir. Elbette her enflasyonist süreci ücret artışı ile karşılamak da zor bir seçenektir. Zira bu da bir süre sonra açmaz meydana getirecektir. İşin sağlıklısı enflasyonu dizginlemektir.

İşin ekonomi yönünde oluşturduğu dengesizlik bir yana ücretli çalışanların ana seçmen kategorisini oluşturduğunu da düşünmek gereklidir. Siyasetin gidişatı, hükümetlerin bekası tam da bu kitlenin elinde dersek yeridir.

Facebook yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.