Beykoz Anadolu Hisarı’nda ecdada ihanet!

Değerli okurlar, Anadolu Hisarı ve bölge semtlerimiz Göksu, Küçüksu, Göztepe, Yenimahalle 650 yıllık tarihi geçmişi ile Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde belirttiği Asya'nın altın suları ile tabiat zenginliği ve Yıldırım Beyazıt ile Fatih Sultan Mehmet'in tarihe damga vuran savunma sistemi kalesi, Osmanlı dönemi harikası Küçüksu Kasrı ile Sultan 2. Mahmut dönemi yapılan eserler ile (çeşmeler, Küçüksu Çayırı halk şenlikleri, nişangah, Göksu Deresi alemleri v.s) tarihi değerleri yanı sıra yalıları ve bölgenin doğal güzelliği ile herkesin, Tüm dünyanın cazibe merkezi haline gelmesi rant edinmek isteyenlerin iştahını kabartmıştır.

Hepimizin bildiği bu bilgilerden sonra Hisarın kaderi 2. köprü yapımından sonra kaderine giden yolu sizlerle tek tek paylaşmak isterim.

Anadoluhisarı kalesi şanlı duruşu ile tarihe ışık tutmakta fakat önemli konumu sadece görsel bir durumda hizmetten uzaktadır.

Tarihi Küçüksu Kasrı Milli Saraylar mülkiyetine geçmesi ile tarihi iskele ve çevresi özel işletmelere verilmiş olup halk yaşamından uzak kalmıştır.

Küçüksu Mesire yeri halk yaşamının, sosyalleşmenin, eğlencenin, insanların birbirleri ile kaynaşma ve mutluluklarını paylaşmanın yeri idi. Fatih Sultan Mehmet köprüsü yapımında şantiye alanı olarak kullanıldı. Fakat tahribatı Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor kulübü ve bölge halkının üzerine kaldı.

O dönemki Beykoz Belediyesi bölgenin ihyası için yapımcı firmanın taahhüdünü Beykoz’un başka yerine başka amaçla kullanarak hisarı kaderine terk etmiştir. Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneği ve bölge halkı Küçüksu Mesire yerini yaşatmak için büyük mücadeleler vermiştir. (Moloz ve mıcır yığını yeri lunapark, otopark, otobüs terminali vs olumsuzluklar. Marmara Üniversitesi o zamanki yönetimi ve 2010’lu yıllarda İspark’ın olumsuz kullanımlarına) engel olarak yasal yollara başvurmuş ve konu Cumhurbaşkanına kadar ulaşmıştır. Cumhurbaşkanımızın 2017 yılında Beykoz’a gelmesi çayırımızı incelemesi ile verdiği talimat ile Küçüksu Çayırı tarihi kimliğine kısmen de olsa kavuşmuştur.

Tarihi Göksu Deresi, Osmanlı döneminde başlayıp Cumhuriyet döneminde de devam eden sandal sefaları ile insanların yaşam alanı olarak şairlere, ressamlara ilham kaynağı birçok aşkların meyvesini verdiği tabiat güzelliği ile göz kamaştıran dere...

Karayolları yol yapımından sonra kalan dere kenarı Marmara Üniversitesi o dönemki yönetiminin ilgisizliğinden faydalanan kişiler usulsüz tapu ile mülkiyeti değişmiş, bölgedeki bu olumsuzluk balıkçılık ve turizm ile geçinen esnaf önemli mağduriyet yaşamış ve yaşamaktadır.

Bölge özel tekne, tamirhane, çek çek yerleri, kimyasal atıklar ve İSKİ elmalı barajının atıkları ile bitki örtüsünü kaybetmiş, canlı türleri yok olmuş ve doğal güzellikleri yok edilmiştir. Teknelerin düzensiz iskeleleri ile sahipsiz bir rant alanı oluşmuştur.

Yıllardır Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneğinin STK olarak yapmış olduğu çeşitli ses getirecek etkinlikler halk ile mücadelesi Göksu deresine yaşam kazandırmaya çalışmıştır. Fakat bölgeyi sahiplenen menfaatçi ve değnekçiler için tarihi ve görsel güzelliğine büyük hasar verilmiştir. Sadece önceki dönem Belediye Başkanımız Rahmetli Yücel Çelikbilek zamanında Baruthane çayırı bazı kişilerin engellemesine rağmen projelendirilerek amacına uygun yapılmıştır. Hakkını yememek lazım hisara kısmen de olsa Muharrem Ergül zamanında da ana cadde kaldırım taşları ve taksi durağımız yenilenmiştir.

Tarihi Halat Fabrikası özel mülkiyet olması sebebi ile başka kişilere satılmış ve akıbeti belirsizdir. Akabinde tarihi ağaç kaplama fabrikası da aynı belirsizliğini korumaktadır. Beraberinde Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Spor Akademisinin akıbeti merak konusudur.

Hisar kalesi bitişiğine bulunan Mülkiyeti Ulaştırma Bakanlığında olan Tarihi Eski PTT’nin Müze veya Kütüphane v.s halka hizmet yeri olması talep edilmiş fakat özel işletmeye Cafe restorant vs gibi işletme olmak üzere ilgili kurum tarafından ihale edildiğini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız.

Tarihi diğer yer Osmanlı dönemine ait ilk mezarlık 1297 yılına ait kaderine terk edilmiş ilgisizlikten birçok mezar taşları tarihi eser kaçakçıları veya hırsızlar tarafından çalınmış halkın dikkati ile kalan eserler korunmaya çalışılmaktadır.

Halkın yaşam alanı olan deniz kenarlarından Küçüksu plajı kapalı. Küçüksu iskelesinin bir kısmı saray cafeye tahsis edilmiş, bir kısmı ulaşım için hizmet vermektedir. Eski postane önü otopark ve vale işgalinde olup, Tarihi Toplar önü İnönü ailesi kullanımından sonra özel mülkiyetin eline kalmıştır. Buna ek olarak yalıların arasında lojistik amaçla geçiş yapmak için deniz ile kara bağlantısı olan yerler kapatılmış özel kişilerin uhdesindedir. Sadece tarihi namazgah sadece cuma günleri ibadete açıktır. Son zamanlarda İBB kale içi düzenleme de gereksiz ağaç kesimi ile eksik hizmet yapmıştır.

Hisar sokaklarında bulunan tarihi çeşmeler yedi adet olup 2005’li yıllarda Beykoz Belediyesi tarafından restore edilerek hizmete açılacağı ile bilgi alınmış fakat sadece kitapta yer almıştır.

Göztepe Mahallesi sınırlarında bulunan tarihi arkeolojik alan 2. Mahmut’un nişangahı ve tuğrası olmasına rağmen vakıflar tarafından amacı dışında ihale edilmiş, tarihi eser sınıfı düşürülerek özel mülkiyete verilmiş; şuan amacı dışında hizmet vermektedir.

540 yıllık tarihi ile Anadolu yakasındaki ilk ibadet yeri olan Muhaşşi Sinan Camii restore edilmiş fakat bitişiğindeki vakfiye olan Sıbyan Mektebi Vakıflar Müdürlüğü’nün ihale ile kiraya vermesi amacı dışında usulsüz kullanılarak elden ele değişmesi ecdadımıza büyük ihanettir.

İbadet turizminin diğer tarihi yeri ise Ayazma Kilisesidir. Birçok doğal özelliğe sahip kilisenin de ibadete açılması ve gayrimüslimlere ait paskalya günlerinin yaşatılması gerekir.

Değerli dostlar bu kadar olumsuzluklar içinde yaşam savaşı veren semtimiz kimsesiz, yetim kalmış, ekmeği elinden alınmış bir evlat gibi ticari amaçlı iştahı kabaranların ve yandaşlarının menfaatlerine teslim olmuş değilmidir? Evrensel olarak tüm insanlığa mal olmuş ecdadımızın emaneti bu tarihi doğal güzelliğe sahip cennet bölgemize ihanet değilmidir? Bunun başka açıklaması varmıdır? İfadem ağır oldu ise bağışlayın. Bu bölge hepimizin yaşam alanı ve cennet mekan gurur kaynağımızdır.

Böyle bir bölgede yaşamak kimseye nasip olmaz. Bu yazı içindeki bilgiler yüzeysel olarak anlatılmıştır. Amacımız kimseye zarar vermek veya incitmek değildir. Ortak yaşam alanımız olan tarihi doğal turistik değerlerimizin yaşatılması ve korunmasıdır, bunun aksi bölgeye ihanettir. Bu konuda halkın sesi idarecilerin doğru iş yapma yolunda rantçılara teslim olmadan destekçisi ve takipçisiyiz.

Bilgilerin ayrıntı doğruluk kaynağı şahsım ve derneğimizdir.

UNUTMAYIN hepimiz için HİSARDA YAŞAMAK AYRICALIKTIR....

Her türlü destek, yorumlarınızı saygı çerçevesinde beklerim.

Facebook yorumları

Site Yorumları

  • Ercan Karataş

    Ben de çocukluğumun geçtiği ayrıca rahmetli babamın eskiden çalıştığı ağaç kaplama fabrikasının bulunduğu, gerçekten boğazın en güzel semti Anadoluhisarı hakkında birşeyler yazmak istedim.Çocukluğumun geçtiği o güzel yerleri aileme de göstermek için Küçüksu Kasrına gittim, Kasıra giriş kişi başı 50 TL, 4 kişi 200 TL eder, bu bize çok fazla geldi, bari gelmişken yanındaki dereyi ve köprüyü gezelim dedik fakat buranın da girişi Kasır danmış, giriş ücretine burası da dahilmiş anlayacağınız herşey para olmuş, Küçüksu Kasrı ve çevresini gezemeden Sancaktepe ye geri döndük.

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.