Beykoz’da aşkın, sevginin, yaşama sevincinin sembolü!

Beykoz’da aşkın, sevginin, yaşama sevincinin sembolü!

Aşkın, sevginin, yaşama sevincinin sembolü, baharın habercisi erguvanlar Beykoz sahillerinin eşsiz manzarasına güzellik katıyor.

İstanbul Boğazı ve Beykoz sahilleri bu günlerde eşsiz bir güzellik katan, baharın habercisi erguvanlar açan çiçekleriyle boğazın iki yakasında adeta görsel şölen sunuyor. İstanbul'un doğasında kendiliğinden yetişen kentin kadim bir ağaç türü olan erguvanlar, tabiatın İstanbul'a hediyesi olarak görülüyor. Osmanlı döneminde adına bayramlar düzenlenen, şiirlere ve metinlere konu olan erguvanlar, açan çiçekleriyle, Beykoz sahili başta olmak üzere İstanbul Boğazı'nın iki yakasını mor ve pembeye boyadı. 

Sadece İstanbulluları değil, kente gelen yabancı turistleri de heyecanlandıran erguvan ağaçları, yeni tip koronavirüs nedeniyle bu yıl baharı yalnız karşıladı. Anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya olarak bilinen erguvan ağaçları, Türkiye'de Ege ve Marmara bölgelerinde yoğun olarak görülüyor. İstanbul Boğazı'nı taçlandıran mor erguvanlar görüntüsü kadar zengin tarihiyle de ilgi çekiyor. Osmanlı Devleti'nin de vazgeçilmez simgesi olan erguvan adına 14-19. yüzyıllar arasında şenlikler düzenlendi, ''erguvan cemiyeti'', ''erguvan faslı'', ''erguvan bayramı'' gibi isimlerle anıldı.



Osmanlı döneminde sayılarının azalması üzerine, padişah fermanıyla boğaza, erguvan ağacı dikilmesi emredildi. Osmanlı'da erguvanın güçlü dalları baston yapımında kullanılırken, mor, lila ve pembe arası çok özgün bir renge sahip erguvan çiçeklerinin eski İstanbul mutfağında salatalara renk ve lezzet kattığı da biliniyor.


EFSANEYE GÖRE, ÇİÇEKLERİ UTANÇTAN RENK DEĞİŞTİRDİ

Boğaziçi’nin iki yakasını süsleyen pembe renkli erguvanların Latince ismi Cercis siliquastrum; anlamı da “kapsüllü meyveli ağaç ” veya “bakla şekilli meyveli ağaç”. Batı dillerinde ise Yahuda ağacı olarak geçiyor. Efsaneye göre Havari Yahuda İskaryot, Hz. İsa’nın yerini Romalılara bildirip çarmıha gerilmesine sebep olmuş. Önce ihanet etmiş ama sonra pişmanlığından ötürü kendini erguvan ağacına asmış. Ağacın o güne kadar beyaz olan çiçekleri, utançtan renk değiştirmiş.

YORUMLAR...