Beykoz’da Ramazan Ayı ve Biz

Beykoz’da Ramazan Ayı ve Biz

Beykoz İlçe Müftüsü Ali Efe, dünyayı saran Covıd-19 salgını sebebiyle sıkıntılı süreçte buruk bir şekilde karşılanan Ramazan ayı ile ilgili bir yazı paylaştı.

Beykoz İlçe Müftüsü Ali Efe, dünyayı saran Covıd-19 salgını sebebiyle sıkıntılı süreçte buruk bir şekilde karşılanan Ramazan ayı ile ilgili bir yazı paylaştı.

Beykoz İlçe Müftüsü Ali Efe, dünyayı saran Covıd-19 salgını sebebiyle içinde bulunulan sıkıntılı süreçte buruk bir şekilde karşılanan Ramazan ayı ile ilgili bir yazı paylaştı. “Ramazan Ayı ve Biz” başlıklı yazıda Efe, Beykoz camileri ve Kuran Kurslarında her hafta 220 hatim yapılacağını belirtti.

Ramazan Ayı ve Biz 

Rahmet, mağfiret ve cehennemden azad olunma günlerini içinde barındıran Mübarek Ramazan ayına kavuşmanın hazzını yaşıyoruz. İslam’ın beş temel esasından biri olan oruç ibadetimize gecelerimizin bereketine vesile olacak iftar, teravih ve sahurlarımıza kavuşmanın heyecanını hissediyoruz.

Oruç farz bir ibadettir. Rabbimiz c.c. Kuranı Kerimede; “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi takvaya eresiniz (sakınasınız) diye size de sayılı günlerde oruç farz kılındı.(Bakara, 183) buyurmaktadır.

Allah’ın Rasulü Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde; “Ramazan ayını inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır(Buhârî, “Ṣalâtü’t-terâvîḥ”, 1) buyurmuştur. 

Dünyayı saran Covıd-19 salgını sebebiyle içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı süreçte Ramazan ayını elbette buruk bir şekilde karşıladık. İftarın, teravihin, sıla-i rahim ziyaretlerinin ve komşuluk ilişkilerinin biraz sessizliğe bürünmesi bizi üzmektedir. Aynı zamanda evimize, ailemize ve gönül dünyamıza yeni bir bakışla yönelmemize vesile olması bizim için bir fırsattır.   

Ramazan ayı Alemlerin yegane Maliki ve Hakimi olan Yüce Rabbimize yönelip gönül dünyamızı, iş hayatımızı, aile hayatımızı tekrar kontrol etmemize vesile olmalıdır. Hz. Peygamber (sav), bir hadisi şeriflerinde: “Ramazan ayı geldiğinde cennetin kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır, şeytanlar da zincire vurulur” (Buhârî, Savm 2) Rahmet kapılarının bizler için açıldığı bu kıymetli ayda elbette Rabbimize sığınacak ve ondan yardım isteyeceğiz. İnsan olarak acizliğimizin boyutunu bir kez daha topyekun gördük. 

Dünya nimetlerinin istifadesine sunulduğu insanın evinden dışarıya çıkmaktan korkar hale geldiğini, sevdikleriyle aynı ortamı paylaşmaktan nasıl kaçar hale geldiğini gördük.  Rabbimize sığınıp halimizi O’na arz etmek için bu ay bize büyük bir fırsattır.  Kalplerimiz huzura kavuşacaktır. Rabbimiz kendisi yönelip hidayete erenleri işaretle;  ‘Bunlar, iman edenler ve Allahı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allahı anarak huzura kavuşur.’ (Ra’d Suresi; 28) buyurmuştur. 

Huzuru başka yerlerde aramak beyhude bir çabadır. Huzurla dolan kalpler içinde bulunduğumuz yuvamızı ısıtacaktır. Anne ve Babanın cennet kokusunu taşıyan evlatları ile iletişimi değişecektir. Büyüklerini kendisi için dua kaynağı ve cennetin anahtarı olarak gören evlatların anne ve babalarına, büyüklerine bakışı değişecektir.  Topyekun bir millet olarak, hatta insanlık alemi olarak birbirimize dualarımız olacaktır. Hastanelerde tedavi olan kardeşlerimiz dualarımızda unutulmayacaktır. Peygamber (sav) efendimiz: “Oruçlunun iftar vaktinde yaptığı dua katiyyen reddolunmaz.” İbn-i Mâce,c. l,No: 1753. buyurmaktadır. Dua Rabbimizle olan en güçlü bağımızdır. Rabbimiz katında kıymetimizi artıracak bir yakarıştır.

Ramazan, adeta bütün dünyayı esir alan, çaresiz bırakan bu salgın kuşatması altında daralan ruhlarımızı teskin etmek, bunalan gönüllerimize inşirah vermek, kulluğumuzu ve istikametimizi tahkim etmek için eşsiz bir fırsattır. 

Sorumluluk bilincimizi gözden geçirip Rabbimizle bağımız, ailemizle bağımız, milletimizle bağımız ve çevremizde bulunan bütün varlıklarla bağımızı gözden geçirmek için fırsattır. Dünyanın fani olduğunu, insanın ne kadar aciz olduğunu çok net bir şekilde gördük ve yaşadık.

Özel hayatımızda yenilenmek otokontrolümüzü yapmak için daha iyi bir fırsat bulamazdık. Ramazan ayı eksik ve zayıf noktalarımızı telafi için en büyük fırsattır. Ailemizin bizler için ne kadar büyük bir hazine olduğunu öğrendik. 

Kuranı Kerimin nazil olduğu bu ayı evlerimizde hep beraber fırsata dönüştürmenin bereketini yaşayalım.  Ailecek günlük Kuran Kerim okuyarak mukabelelerimizle evlerimizi, okuduğumuz Kuranı anlamaya çalışarak zihinlerimizi, okuduğumuz ve Allah’ın kelamı olduğuna inandığımız ayeti kerimelerin gereğince yaşayarak hayatımızı güzelleştirelim. 

Ailemizle beraber iftar ve sahurlarda gönülden yapacağımız dualarımıza küçüğümüzle büyüğümüzle birlikte amin diyelim.  

Beraberce evimizde kılacağımız Teravih namazımız ve salatu selamlarımızla evlerimiz ayrı bir kıymet kazansın. Berekete vesile olacağına gönülden inandığımız sahurlarımız ve akabinde kılacağımız sabah namazlarımızla kulluğumuzun hazzını yaşayalım. Bu güzelliklerden kendimizi ve çocuklarımızı mahrum etmeyelim.

Ramazan aynı zamanda Rabbimizin bize ihsan ettiği nimeti paylaşma aydır. Zekat, Fitre ve sadakalarımızla çevremizdeki kardeşlerimizin ihtiyaçlarına çare olalım. Yakın çevremizden başlayarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin yanında olmanın bizim dini ve milli bir vazifemiz olduğunu bilelim. Aziz milletimizin zor zamanlarda nasıl kenetlendiğini gösterip, bunun bizler için ne büyük bir güç olduğunu bilelim. Devlet ve Millet olarak bütün dünyanın gıpta ile baktığı bu dayanışma ruhumuzu diri tutmaya devam edelim. Biz Bize Yeteriz kampanyası bu anlamda dünyaya örnek bir kampanyadır Mutluluğun bir başkasını mutlu etmekte olduğunu unutmayalım.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın milletimizi aydınlatma ve gerekli bilgiyi hassasiyetle sunma sadedinde Diyanet TV de yapılan programlar ailece istifade edeceğimiz bir fırsattır. İstanbul Müftülüğümüz sosyal medya aracılığı ile yapacağı sunumlarıyla hizmetlerine devam edecektir.

Camilerimizin cemaatten ayrı mahzun kalması elbette her bir müslümanı ve öncelikle yıllarını mihrapta, minberde, minarede ve kürsüde geçiren gün boyu Camilerimizde vatandaşımıza hizmet veren bizleri, hocalarımızı derinden üzmektedir. Dualarımızla bir an evvel bu günleri geride bırakacağız inşallah. 

Beykoz Müftülüğümüz bünyesinde hizmet veren görevlilerimizin rehberliğinde Camilerimiz ve Kuran Kurslarımız çevresinde devam eden hatim gruplarımızla her hafta 220 hatim tamamlanmaktadır.  Ayrıca Müftülüğümüz telefonlarımız ve sosyal medya aracılığı ile hemşerilerimize dini bilginin ulaştırılmasına gayrete devam edecektir. 

Bu vesileyle tüm Beykozlu hemşerilerimizin ve İslam Aleminin Ramazan-ı şeriflerini kutlarken, Rabbimize kulluğumuzu tam bir teslimiyetle ifade edebilmeyi; sıkıntılı günleri fırsata çevirerek daha güzel bir şekilde değerlendirebilmeyi diliyorum. Rabbimizin af ve mağfiretini hak ederek Kadir Gecesine ve Ramazan Bayramına salimen ulaşabilmeyi temenni ediyorum. 

Ali EFE

Beykoz Müftüsü

YORUMLAR...