Beykoz’un imarı

Beykoz’un çehresi değişmeye başladı. Belediyemiz çalışıyor. Projeler bir bir ortaya çıkmaya başladı. Beykoz çok güzel; çok daha güzel oluyor.

Hizmetler artarak devam ediyor, tesisler yapılıyor, projeler neticeleniyor ve hizmete alınıyor.

Beykoz’da belediyecilik ve yerel yönetim çıtası gün geçtikçe yükselmeye devam ediyor.

Birkaç yıl öncesine kadar en öncelikli çözmemiz gereken konu mülkiyet meselesiydi. Çok büyük oranda çözüme kavuştu. Şimdi en önemli mesele imar konusu. Kiminle konuşsanız söz mutlaka bir şekilde imar planlarına geliyor.

Geçtiğimiz 15 yılda çok büyük emek verilerek epeyce mesafe alındı. Doğrusu iktidar ve muhalefet çok klasik bir yaklaşım sergiledi. Genel anlamda İktidar kendi planını uyguladı; muhalefet eleştirdi. Çoğu zaman bu klasik siyaset yaklaşımı süreçlerin uzamasından başka da bir işe yaramadı. Ta ki 2018 yılına kadar. 2018 yılında özellikle Boğaziçi Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi İmar Planları hazırlanınca hem ilçe meclisinde hem de İBB Meclisinde AK Parti ve CHP planları oybirliği ile onayladı.

İki partinin imar planlarına birlikte evet demesi bir dönüm noktası ve gelecek için de önemli bir fırsat oldu. Elde edilen fırsatı konuyu çözüme götürene kadar elden kaçırmamalıyız. Beykozlular da bu konuda takipçi olmalıdır.

Zaten halihazırda imar planlama çalışmaları ve süreçlerin takibi Belediye Başkanımız Murat Aydın’ın ortaya koyduğu iradeyle iktidar muhalefet demeden kurulan bir ortak komisyon eliyle takip ediliyor.

Belediye Başkanımız Cumhur İttifakı’nın sayısal üstünlüğü yeterli olmasına rağmen her fırsatta imar planları üzerinde çalışan ortak komisyona vurgu yapıyor. Bu imar konusunu yeter ki çözüme kavuşturalım, Beykozlu çözüm bekliyor, gelin birlikte çözelim diye açık çağrı yapıyor. Bir belediye başkanı daha ne kadar şeffaf olabilir? Daha ne kadar çözüm odaklı olabilir?

İnanın değerli dostlar çok önemli bir fırsat bu. Tabi sadece yerelde, Beykoz’da, ortak bir komisyonla ortak bir iradeyle bu çalışmaları takip etmek yetmeyebilir. Çünkü partilerin genel siyaset yaklaşımları bazen üstün gelebiliyor.

Mesela son gelişme olarak sonradan İmar Barışı Kanununa ilave edilen öngörünüm bölgesinin CHP’nin Anayasa Mahkemesine başvurması sonucu iptal edilmesi örneğinde olduğu gibi. CHP, bu hamlesinden nasıl bir kazanım sağlamayı düşünmüş olabilir ki? Kazanması da mümkün değil zaten.

Özetle Beykoz’un imar konusunun hızlı bir şekilde çözülmesinin tek yolu bu işi siyasete alet olmaktan kurtarmaktır. İmar konusunu siyasete alet olmaktan kurtaracak tek güç Beykoz Halkıdır.

Beykozlular;

Beykoz’un meseleleri hakkında söz söyleyen her kimse “o mesele için çözüm odaklı mı söylüyor; yoksa salt eleştirmek için mi söylüyor“ iyi tartmalıdır.

İlgili ve sorumlu herkesi Beykoz’un ihtiyaçlarını temin etmek, gerekli hizmetleri sağlamak ve özellikle imar konusunu neticeye kavuşturmak üzere çözümcü bir yaklaşım etrafında toplamalıdır.

Selam ve saygılarımla…

Facebook yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.