Beykoz’un tarihi mekanları kimlerin elinde?

Değerli Okurlar.

Beykoz Anadoluhisarı Kalesi çevresini yıllardır kucaklayan, halkın yaşam kaynağı sosyal alanı olan semtimizin Toplarönü Plajı, 1990’lı yıllara kadar bölge halkının denizle buluşup nefes aldığı, tabiatın zenginliklerini toplumca paylaştığı, kaynaştığı bir yerdi.

Bir kısmı Milli Emlak’a ait, bir kısmı ise özel mülkiyete ait Toplarönü Plajı işletilirken kalan kısım da Milli Emlak'a ecrimisil karşılığı halka hizmet verdi. Nüfus artışı ile nezih plaj kimliğini yitirdi. Bitişik parseldeki İnönü Ailesi’nin bazı olumsuzluklardan etkilenmesinden dolayı Toplarönü Plajı işletmeciden devir hakkını alınarak kendi yalılarının kullanımına dahil ettiler. 

1950’li yıllarda Toplarönü’nün gerçek sahipleri tarafından o dönemki yerel belediyeye halkın kullanımı için hibe edildiğini sahiplerinden öğrendim. Bu durum tapu kayıtlarında mutlak vardır. Konuyu araştırmadım ama hibe sahibinin torunundan öğrendim. 2000’li yılların başında rahmetli Erdal İnönü ailesinin kullandığı dönemde halkın tepkisi olunca dönemin Başbakanı İnönü ailesinin ülkemize hizmetlerinden dolayı rahatsız edilmemesi gerektiğini belirterek temsilci gönderdi ve toplumu yatıştırdı. 

Erdal İnönü’nün vefatı ile aile vakfında olan yalıları borç nedeni ile  satılınca mülkiyeti başkalarına geçti ama Toplarönü Halk Plajı’nın kaderi değişmedi. 

Çocukluğumuzda, Toplarönü ve Eski tarihi Postahane meydanından denize girer ve meydanda bulunan tarihi çeşme etrafında toplanırdık. O dönemdeki gençlerin yaşam kaynağı sosyal ilişkilerin pekiştiği, denizle buluştuğu, sıra sıra yalıların kapladığı yerlerden halka kalan nefes alacağımız bir alan idi.

Fakat eski adı ‘Ankaralıların Yalısı’ satılınca şimdiki adı ile Pembe Yalı ismi ile ticarethaneye dönüştürüldü. Bildiğimiz kadarı ile Ülker grubununmuş. Fakat tüm olumsuzluklar bu işletme zihniyeti ile başladı. Önce yalıya ait iskeleyi 2 metre fazla uzatarak, sonra Toplarönü meydanının sınırlarını 2,5  metre uzatarak halkın kullanım alanını işgal ettiler.

Boğaziçi imar müdürlüğüne birçok vatandaşın şikayeti olsa da zabıtalar gelip sadece tutanak tutup gittiler. İlgili işletme her tatil  boşluğunda parça parça genişleyerek halkın kullanım alanına tecavüz ederek işgal etmiş, diğer meydan alanını da otopark olarak kullanmaktadır. Bu halkı ortak kullanım alanından uzaklaştırmaktır.  

100 yılı aşkın hizmet veren Tarihi Eski Postanenin akıbeti ise maalesef işletme yapılma yolundadır. Yaklaşık 20 yıldır boş bulunan postahane son zamanlarda pembe yalının deposu gibi ve işçilerinin sigara mola yeri gibi kullanıldı. Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneği’nin Beykoz Belediyesine yapmış olduğu başvuruyla buranın ‘Anadolu Hisarı Müze ve Kültür Evi’ gibi topluma hizmet evi yapılması talebi cevapsız kalmıştır. Son günlerde aldığımız bilgilere istinaden toplumun ortak hizmet yeri kamusal yer özel işletmeye kiralama yolu ile ihale edilmiştir. 

PTT Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki tarihi postahanenin ilgili kurumlarca acilen değerlendirilmesi, yanlıştan dönülmesi, halkımızın talebi toplum hizmetine kullanıma sunulmasıdır. Bu işlem kamu kurumları arası devir işlemi ile gerçekleşebilir. Bölgede yeterince haddinden fazla restoran cafe hizmeti veren işletme bulunmaktadır ve semtin yaşamını boğmaktadır.

Halkımızın sesi olarak ilgili ve yetkili kurumlardan ricamız, halkın yaşam alanlarını ve tarihi değerlerimizi koruma altına almaları, bölgenin gerçek kimliğini, anılarını yaşatması ve halkın sahiplenmesini sağlamaktır.

Olumlu gelişmeler mevcut kalemizin projesinin hayata geçmesi ile daha anlam kazanacak, bölge halkının ve turizm amaçlı gelenlerin huzurlu keyifli haz alacakları, eski eserleri ziyaret etme tarihle yaşama keyfi alacaklardır.

Özellikle halkın isteği İBB ve Boğaziçi İmar müdürlüğünün Pembe yalıya neden bu kadar imtiyaz sağladığıdır. 

Lütfen denize sıfır yaşayan halkı denize muhtaç duruma düşürmeyin.

Tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkın.

Anadolu Hisarı hepimizin..... 

Facebook yorumları

Site Yorumları

  • Uğur AYHAN

    Anadoluhisarı halkının Boğaz ile olan irtibatının bir şekilde kesilmesi ve Beykoz ilçesindeki birçok kamu mülkünün ( Kıyı Emniyeti Lokali - PTT binası- Vakıflara ait Göksu Kasrı Arazisi- Marmara Üniversitesi ile Göksu Deresi arasında yoldan kalan artık alanlar ) bu gibi bazı özel şirketlerce sessiz sedasız Halktan koparılması çok üzücü ..Tarihi Küçüksu Mesire alanı nasıl halkın kullanımına tekrar Halkın yoğun ve ısrarcı tutumu ile geri sunulduysa aynı tavrı tekrar sergilemeyi tüm semt halkından bekliyorum

  • Sadık yağcı

    Başkanım kaleminize yüreğinize sağlık her platformda dile getirdiğim bir konuyu kamuoyuna duyurmanız bizleri çok memnun etti. Hizmetleriniz unutulmayacaktır. Doğru ve bildiklerini savunmak haktır. Teşekkürü borç biliriz

  • Halit Dincer

    Başkan çok tşk ediyoruz Bizim A.Hisarı için yapmış olduğunuz mücadele ve çok güzel yazıya dökmüşünüz evet toplarönünde denize girer paramı z olursa yarım ekmek köfte güzel giderdi ama Başkan maalesef bu yerler gitmiş gibi o yerlere izinler veril miş geri gelmesi çok zor gözüküyor inan Toplar önü açıl sa devamlı orda denize gireriz yer olmadığından dolayı bir tek Körfez kaldı maalesef orda giriyoruz denize çok tşkler Başkan

  • Öner zodamalı

    Mükemmel bir yazı olmuş doğru ve tescilli bir hikaye çocukluğumuzun ve keyifle yaşadığımız yerler bir bir kaybolmuştur. Beykoz belediye genelde soğuksu ve karslilar mah. Hizmet etmekte bu ve bundan önceki başkanlar gibi soğuksu ve karslilar mah. Hemen hemen hergün bir tadilat ve çalışma var. Bu gibi tarihi yerlerde ise hiç bir şey yok.

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.