Bir Küçük Eğitim Meselesi!

Adını doğduğu mevsim olan Nisan ayından aldı.

Nüfus memurunun yanlış yazmasından dolayı da 2. adı kayıtlara Abdullah yerine Apdullah olarak geçti.

Babasına aşırı düşkündü. Canı yanan birçok çocuk anne diye ağlarken o hep baba diye ağladı.

Okula başlayacağı, sıraların arasında hevesle koşturacağı yıl babasını kaybetti. Hep bir yere gitti gelecek sandı.

Zaten çekingendi hepten içine kapandı.

Geride okuma yazma bilmeyen bir anne, konuşma ve duyma engeli olan bir abi ve yılda bir kez anca gördüğü ablası kaldı.

Tüm bunlara rağmen zor da olsa okuma yazmayı söktü.

Küçük bir sıkıntı vardı.

Ona okuma yazmayı öğreten kadın Karadenizliydi. Alfabedeki bazı harfleri yanlış belletti.

Bazen P ile B'yi bazen K ile G'yi bazen de I ile İ'yi karıştırdı.

Ama öğrendi.

Yaşıtlarından biraz geride kaldı ama eğitim maratonundaki koşuda hep yerini aldı.

Hayatı boyunca bilgisayar görmedi. Klavyenin tuşuna hiç dokunmadı. Komşu ablanın laptobu evde kaldı ise gizli gizli gider onun tuşlarına basardı.

Konu komşu desteğiyle bazen sınavlardan yüksek alır havalara uçardı. Düşük not aldığı sınav kağıtlarını ise hiç eve getirmezdi.

Bence öğretmeni onu yeterince anlamadı. Onun kalbine arzu ettiğim kadar dokunamadı. İyiydi iyi olmasına ama çocuğun özel ilgiye muhtaç olduğunu bir türlü keşfedemedi. Hani vardır ya; okul hayatında bir öğretmen gelir, sana dokunur ve birçok şey değişir.

Hehh işte o bir türlü olmadı.

Velhasıl kelam...

Adının anlamı Yağmur Mevsimi olan Baran, şimdi evde okuma yazma bile bilmeyen annesiyle online derslerini dinleyip bir şeyler öğrenmeye çalışıyor.

Tıpkı güzel ülkemin köylerinde hayatını idame ettiren, bilgisayarı olmayan, elektriği dahi bulunmayan evlerde yaşayan diğer çocuklar gibi...


*                *                *                    *                  *                        *

Temassız hayatı öğrenmeye çalışan çocuklar şimdi de online eğitimi öğrenmeye çalışıyor.

Pekçok şeyde olduğu gibi eğitimde de belirsizlikler devam ediyor.

Gerekli önlemler alınmadığı, herkesin hassas davranmadığı, sosyal mesafeyi korumadığı, maskesini  de takmaya dikkat etmediği sürece Baran gibi çocukları birebir eğitimlerinden mahrum bırakmaya devam edeceksiniz.

Sorunlar bununla da bitmiyor tabi!

Ücretli öğretmenlik yaparak evini geçindiren insanlara da sebep oluyorsunuz.

Evinde öğrencilerine ışık olmaya çalışan öğretmenlere de..

Bir de okul çağında çocukları olan öğretmen anne babaları düşünün.  Ne büyük zorluklar yaşıyor birazcık anlamaya çalışın.

Onları düşünün de şu dönemde daha hassas ve özverili olmak için can atın.

Kutsal meslekleri olan öğretmenliği yapmak zordu şimdi daha da zor oldu!

Eğitimde asıl yük, öğretmenlerin maaşı ile ilgili falan değildir.

Eğitimde bir yük varsa o da öğretmenlerin omuzları üzerindekidir.

Facebook yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.