İnsan yetiştirmek...

Bir bahçeniz varsa sebze meyve ekip hem geçiminizi sağlayıp, hem de temel gıda ihtiyaçlarınıza ulaşabilirsiniz. Bir hayvan sahiplenerek koşulsuz sevgiyi tadıp, türüne göre koruma ihtiyacınızı bile karşılayabilirsiniz. Odanızdaki bir saksıda çiçek büyüterek sabrı öğrenebilirsiniz. Ama niyetiniz insan yetiştirmekse; mükâfatını en uzak mesafede alacağınız, meşakkatli bir yola çıktığınızı bilmeniz gerekir. 

Doğduğu andan itibaren bütün sorumluluğunun sizde olduğu, fiziksel ve bedensel yorgunluklarla, kaygılarla çıktığınız bu yolda ilk birkaç yılın ardından sular durulur. Fiziksel yorgunluklar artık rafa kalkmıştır. Yerini kaos çözme becerinize göre değişen zorluk derecesiyle, yeni bir aşama almıştır. Bu aşama karmaşıktır. Artık sizi dikkatle izleyen bir çift göz her hareketinizi, her sözünüzü hassasiyetle kaydetmektedir. Sistem açıklarınızı hızla yakalayıp size karşı silah olarak kullanırken, tepkilerinize göre de yeni davranış metotları geliştirmektedir.

6 yaşa kadar süren bu evre, ne kadar az hasar ile atlatılırsa ileriye dönük aşamalar sizin için kolaylaşacaktır. 6 yaştan sonra ergenliğe kadar olan süreç buraya kadar stabil ilerlediyse nispeten kolaydır. Artık karşınızda konuşarak anlaşabileceğiniz bir çocuk vardır. Fakat bütün ipleri onun eline verip her dediğini yaptıysanız. Ya da ebeveynleri yerine, tablet gözetiminde 'kontrolsüzce' bu noktaya geldiyseniz, işler çoğu zaman can sıkacaktır.

Ergenlik evresi ebeveyn olmayanların bile malumu, geneli için zor bir süreç.

Ergenlik sonrası yükseköğretim evresinde benliğini ispat etme isteğiyle ilk kopuş ve artık dümen otomatik pilotta...

Evlat medeni kanunlara göre 18 yaşından sonra bağımsızlık hakkına sahip olsa da, anne-baba için ömürlük bir serüven. Yolun başında sorumluluğunun ve zorluğunun farkında olan ebeveynler için; bu evreleri yaşamak ne kadar zor olsa da, hatta zaman zaman kaybolsalar bile, sonunda orta yolu bulabildikleri bir yolculuk.

Çıktıkları yolculuğun engebelerinden habersiz olan ebeveynler içinse; bu zorlukların altında ezilirken süreci kolaylaştırmak adına, ilk fırsatta dümeni çocuğun bizzat kendisine veya başkasına. Bazen bir öğretmene ya da sanal bir dünyaya, belki de tanımadıkları arkadaşlara bırakarak. Kolaylaştırmak istedikleri bu evreleri karmaşık bir labirente dönüştürüyorlar. 

İnsan yetiştirmek bir sanattır. Ve bu sanatın hakkını vermeyeceksiniz! Ne bu yola çıkıp emeğinizi zayi edin, ne de masum bir yavrunun vebaline girin. Çünkü bu bağımsızlaşma yolunda fiziksel ya da ruhsal olarak ihmale uğrayan çocuklar, ömürlerinin sonuna kadar hangi parçasının eksik olduğunu bilmedikleri bir yapbozu tamamlamaya çalışıyorlar. Ve kâinattaki en kıymetli varlık olan insan, böylesine bir zorluğu hak etmiyor.

Bu kadar hassas olan bu kıymetli yolculuk ciddi bir eğitim ve kılavuzluk bilgisi istiyor. O yüzden bu meşakkatli yola çıkmadan önce, her iki ebeveyn de enine boyuna düşünmeli. Kendinde bu gücü buluyorsa elini taşın altına sokmalı. Hatta şöyle ki; ebeveynliğin okulu, hatta ruhsatı olmalı...

Facebook yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.