“İşçi semti” olarak anılan Beykoz’un tarihi Kundura’da sergilenmeye başladı

“İşçi semti” olarak anılan Beykoz’un tarihi Kundura’da sergilenmeye başladı

Beykoz Kundura’nın geçmişine bugünden bakan Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği’nin düzenlediği “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” adlı sergi açıldı.


Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği’nin ilk çalışması olan “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” başlıklı sergi Beykoz Kundura’da açıldı. Beykoz Kundura Fabrikası’nda düzenlenecek sergi randevu ile ücretsiz bir şekilde ziyaret edilebilecek.

Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet’i kapsayan bir geçmişe sahip Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’nın üretim tarihine başka bir perspektiften bakmaya davet eden sergi; fabrikadan kalan makineler, belgeler, eski çalışanlar ve ailelerinin bağışladığı nesnelerin yanı sıra 2015’ten beri sürdürülen sözlü tarih görüşmelerini de bir araya getirecek.

Ay sonuna dek Sümerbank emektarlarını ve ailelerini ağırlayacak sergi 1 Temmuz’dan itibaren beykozkundura.com adlı web sitesinden rezervasyon yaptırılarak tüm ziyaretçilere açık olacak. 

Cumhuriyet'in ilk yıllarından 2000'lere dek toplumsal yapıyı ve günlük hayatı gözler önüne seren sergi Beykoz Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli ve yerel yönetim temsilcileri tarafından ziyaret edildi.

BİR FABRİKANIN VE İŞÇİNİN HATIRASI

Derneğin ilk çalışması “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” isimli sergide, Türkiye’nin sanayileşme tarihinin en önemli yapılarından Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’nın geçmişten günümüze hikâyesi anlatılacak. Mayıs ayında açılacak serginin Küratörlüğünü Seda Yıldız’ın üstlendiği ve yaklaşık üç bin işçi, memur ve ailesinin “birbirine bağlı olma” hâlinden ilham alınarak hazırlandı. Hayat ile üretim faaliyetinin iç içe geçtiği fabrikada yaşananlar seçili arşiv materyalleri ve sözlü tarih anlatılarıyla yeniden hayat buldu.

KUNDRANIN TARİHİ KORUNACAK

Özelleştirildiği 2004 yılından bu yana dizi ve filmler için set alanı olan ve kültür sanat mekânı olarak kullanılan, Osmanlı döneminde kurulan ve Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden 210 yıllık Beykoz Kundura Fabrikası’nın tarihi bundan sonra Kundura Hafıza Derneği himayesinde araştırılacak ve korunacak.   

200’E YAKIN SÖYLEŞİ, 1000’E YAKIN FOTOĞRAF 

Atölyeler ile yayın çalışmalarına zengin bir kaynak olacak ve aynı zamanda araştırmacılar, sanatçılar için destek programları da sunacak. Kundura Hafıza 200’e yakın söyleşi, 1000’e yakın fotoğraf ve yüzlerce belge, ambalaj kâğıdı, gazete kupüründen oluşan arşivini de süreç içerisinde güncelleyerek geliştirecek.

“BEYKOZ KUNDURANIN YENİ KİMLİĞİ İÇİN GEÇMİŞTEN İLHAM ALDIK”

Beykoz Kundura Fabrikası’nın kültürel mirasımızın bir parçası olduğunu söyleyen Beykoz Kundura Kültür Sanat Direktörü Buse Yıldırım, “Ancak bunların ötesinde Beykoz Kundura kültürel mirasımızın bir parçası. Osmanlı dönemi ve sanayi devrimi döneminde önemli rol oynayan bir yer. Bizler de Beykoz Kunduranın özelleştirilmesi sonrası da yine bir üretimin devam ediyor olmasını çok önemsedik. Aynı zamanda Beykoz Kunduranın yeni kimliğini kurgularken geçmişinden ilham aldık”

KUNDURA BALKANLARIN EN BÜYÜK SANAYİ ALANI

Beykoz Kundura’nın bir dönem Balkanların en büyük sanayi alanı olduğunu vurgulayan Yıldırım, Beykoz Kundura artık yaratıcı bir sektöre hizmet ediyor. Beykoz Kundura ayakkabı üretiminden hikâye fabrikasına dönüştü. Beykoz Kundurada bizi en çok cezbeden şey buranın sosyal hayata da odaklanıyor olması. Beykoz Kunduranın kreş, voleybol takımı ve sineması var. Bazen yeni bir hikâye aramaya gerek yok geçmişe bakmak yeterli diye konuştu.

BEYKOZ’UN KONUMU GEREĞİ ENDÜSTRİYELLEŞMENİN İSTANBULDA KALBİ OLUYOR

Beykoz Kundura’nın Osmanlının sanayileşmeye attığı adımın temsilcisi olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi:

Beykoz Kundura hiç planlanmadan bir platoya dönüştü. Binanın her bir dokusu gerçekleştireceğimiz projelere ilham verdi. Beykoz Kundura bu yaratıcı sektörde kendi kendine sahip çıktı. Beykoz Kunduranın hikayesi İkinci Mahmut döneminde başlıyor. Abdülhamit döneminde kâğıt fabrikası olarak kullanılıyor. Sonra kapanıyor. Ancak Beykoz’un konumu gereği endüstriyelleşmenin İstanbulda kalbi oluyor. Fabrika en son deri ve ayakkabı üretimine dönüşüyor. O dönemlerde deri buraya ham olarak geliyor. Ve son haline kadar işleniyor. Bu süreç içerisinde Cumhuriyet’in ilanı ile Sümerbank Deri İşletme müessesesi oluyor. 1980 sonrası ülke ekonomi politikasının değişmesiyle fabrikada üretim yavaşlıyor. Fabrika altın yıllarını 60’larda ve 70lerde yaşıyor. Fabrika ilk resmi zararını 86 yılında yaşıyor. İşçi alımlarını yavaşlatıyor. Bir noktadan sonra artık sadece orduya botlar üretmeye başlıyor. Fabrikanın resmi kapanışı 99 yılında oluyor.

 

Facebook yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.