Koronavirüs kafaları iyice karıştırdı!

Kelime hazinemize yıllarca silinmeyecek iki kelime daha girdi. Ne derdi bitiyor ne tartışması.

“Suni mi değil mi” diye başlayan tartışma “aşı yapılsın mı yapılmasın mı” diye devam ediyor.

Profesörler ve bilim adamları ikiye ayrıldı. Yarısı yapılsın, yarısı yapılmasın diyor. Düşünmeden edemiyor insan. Yapılsın diyende bilim insanı, yapılmasın diyende bilim insanı.

Bu tartışmaları kapalı kapılar ardında edip doğruyu bulup ondan sonra halka anlatasınız da bizlerinde kafası karışmasa ve bilim insani olarak sizlerin sözlerine itibar etsek olmaz mı acaba.

Simdi aklımdan “Bilim insanı olarak birbirinizin tezini yok edeceğinize sabunun ve kolonyanın yok ettiği mikrobu yok etseniz de bir işe yarasanız” demek geçiyor.

Sahi nasıl bir mikrop.

Sabun ve kolonya mikrobu yok ediyor fakat hastalık ve ölüm aldı başını gidiyor.

Kime nasıl nerden bulaşacağı hiç belli olmuyor.

Şimdi sizlere iki örnek vereceğim kendi çevremden ve yaşadığım olaylardan.

Dernek projesi için Sinop’a gittim üç arkadaşımla beraber ve beş gün Sinop’ta kaldık ve birçok temaslarda bulunduk görüşmeler yaptık. İşlerimizi hallettik ve bir arkadaşımızı orda bıraktık ve biz geri İstanbul’a döndük.

İki gün evde kaldım. Eşim de biraz kırgın ve boğazım ağrıyor diye evde istirahatteydi. Oğlum Furkan “anne sana bir test yaptıralım” dedi ve aldı hastaneye götürdü. Test sonucu pozitif çıktı. Biz üst kata eşim alt katta karantinaya girdi. Bir kaç gün sonra biz test yaptırdık. Tüm ev halkı negatif. On gün sonra eşim de negatife döndü Allah şükürler olsun.

Burada şuraya geleceğim. Kapı kolundan geçen hastalık iki gün bizlerle olan pozitif hastadan nasıl geçmiyor.

Bir diğer örnekte bizleri zamansız gidisiyle üzen (Allah cc rahmet etsin mekânı cennet olsun) Metin Çanak.

Belki de onun kadar dikkat eden bir başkasını görmedim. Cam bardakla çay içmez, dışarıda yemek yemez ve çok dikkat edilmesi gerektiğini her zaman  söylerdi. Mümkün oldukça evden dışarı çıkmaz, sigara içmezdi. Hiç bir hastalığı da yoktu. Covid oldu hastaneye yattı yürüyerek yoğun bakıma gitti ve bir haftada vefat etti.

Allah cc rahmet etsin mekânı cennet olsun.

Bu örnekler inanıyorum her birimizin çevresinde vardır ve görüyoruzdur çünkü herkesin çemberi iyice daraldı. Her birimizin yakınlarına sıçradı. Artık ölümler bile hatırlanmayacak duruma geldi çünkü cenazelere katılamıyoruz. Ölümlerim acı olan diğer tarafı da bu olsa gerek.

Yani bu mikroba nereden bakacağımızı bilemiyoruz dikkat etmekle  etmemek arasında dahi kafalarımız karıştı.

Bir an önce panzehir bulunsa da eski muhabbetlere ve yaşantımıza dönsek. Bu hastalık sonrası en çok iş psikologlara düşecek çünkü çok insanın psikolojisi bozuldu.

Yani sabunun ve kolonyanın temizlediği bir mikrop dünyayı esir aldı ve diyecek birşey bulamıyorum da sözü bilim insanlarına bırakıyorum.

Aşı olsak mı? 

Aşı olmasak mı?

Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Kalın sağlıcakla.

Facebook yorumları

Site Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.