Salgın mı vurgun mu...

Değerli okurlar,

Dünyanın tamamını etkileyen virüs ve bunun gibi doğal veya doğaüstü küresel güçlerin etkisinde birçok sebep yaşantımızı olumsuz etki altına almıştır.

İnanan insanlar Allah'ın bir hikmeti veya uyarısı gibi değerlendirir. Farklı görüşteki kişiler tabiatta verilen zararın tepkisi der. Dünyayı yönetenlerin ekonomik ihtirası veya dünya nüfusunu dengelemek için çeşitli sebepler sayılabilir,  bu düşüncelerin hepsini de kapsayabilir.

Ben sizlerle kendi tespit ve görüşlerimi paylaşıp takdirinize sunacağım.

Tüm insanlığı ve dünyayı etkisi altına alan bu korona belası hepimizi derin etkiledi. Bu dönem çok genci aramızdan aldı götürdü, hepsini rahmetle anıyorum. 

Acaba bize iyi tarafından neler hissettirdi  veya kazandırdı kattı...

Mesela bazıları için aile bağlarını daha güçlendirdi ve tanımayı sağladı. Aile içi ilişkileri daha iyi hissettirdi. Duygusal bağlarımız, birbirimize değer vermemiz, başka çeşitli düşünceler…

Eğitim alan gençlerin eve bağlı kalmaları ile psikolojik etkileri, yaşlılara uygulanan engel ile onlara etkileri vs. sayılabilir. Fakat bana göre ve en önemlisi israfı önledi kısa bir süre de olsa...

Nasıl mı? Özellikle otel, cafe, restoran, kahvaltı mekânları gibi yerlerde uygulanan açık büfe serbest ikram, iftar ziyafetleri zengin görünüm ile insanların iştahını kabartarak yeme içme görevlerini bol kepçe lokantası gibi afiyetle yapmalarını sağlıyordu. İşte bu dönem bu tür işletmeler kapalı olduğundan iki lokma alıp yarısını çöpe atılan zengin görünümlü ziyafet masalarının insafsız israfından  kurtulduk. Benim en mutlu olduğum olay budur. Çünkü dünyada açlık sınırı birçok ülkede üst seviyede iken elimizdeki nimetlerin kıymetini neden göremiyoruz. İlgili kurumların bu konuda yaptırımları neden yok? İnşallah bu yazım sonrası birileri sesimize saygı duyar…

Diğer önemli husus ne biliyor musunuz dostlar...

Yazımın başyazısını içeriyor, devletin salgın dönemi tanıdığı verdiği imkânları kötüye kullananlar, işte bu da vatanseverlik mi hainlik mi siz karar verin...

Mesela, devlet ihtiyaç sahiplerine ödeme çıkarırken lüks araç ile o ödemeye talip olanlar, işyerinde kısa çalışma dönemi desteğini tam gün çalıştırarak hem işçiyi zor duruma sokan hem devletten destek alanlar el insaf be kardeşim. Salgın dönemi ekonomi canavarları o attırdığınız fiyatlar gün gelir gırtlağınıza tıkanır… Allah’ın sopası ne zaman işler hiç belli olmaz…

Bulunduğumuz bölge ön görünüm olması sebebi ile pandemi döneminin sessizliğinden faydalanıp gizli gizli yapılaşma yapanlar; Bu yapılaşmayı denetleyen veya buna göz yumanlar, insanlar evlerine boya izni bile zor alırken özellikle işletmelere nasıl bu kadar imtiyaz tanınıyor anlayamıyorum.

Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun bu gün esnek davrandığınız durum yarın başınızın belası olabilir.  Bu güzel boğazın tabiat ve tarihi güzelliğinin üzerine karartı olmayın. Bu pandemi dönemi salgın hastalıkla mı mücadele etmeli yoksa vurgun yapanlar ile mi?

Yaşadığım bölge, Anadoluhisarı’nda o kadar olumsuz usulsüz  çalışma gördüm şahit oldum ki içim sızladı. Yetkililer nasıl takip ediyor anlayamadım. Biz dernek olarak resmi kurum ve basına gerekli bildiriyi yaptık inşallah bir şeyler yerine oturur, yoksa işi yapana kâr kalır.

Bu vatan, yaşadığımız yer hepimizin sadece cebimiz için değil geleceğimiz için de çalışmalıyız. 

Her şey vicdanda biter…

Saygılarımla…

 

Facebook yorumları

Site Yorumları

  • Gürsel Atagün

    Değerli başkanım yazını sonuna kadar okudum. STK başkanı olarak bu konulara siz duyarlı olup tepki gösterebiliyor ve ilgili insanlara bilgi vererek farkındalık yaratmak için gerekeni de yapıyorsunuz. Ancak günümüz insanı (şehir insanı) içinde bulunduğu yüzyılın farkında değil.

Yorum Yaz

Dikkat: Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sadece yazan sorumludur. Sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.