Virüsü yenelim baharı yaşamak için doğayı kazanalım

Virüsü yenelim baharı yaşamak için doğayı kazanalım

Değerli okurlar Tüm dünyayı etkisi altına alarak sağlığımızı tehdit eden koronavirüs bizlerin de sağlığı ile birlikte yaşantımızı büyük ölçüde değişime uğramasını sağladı.

Değerli okurlar

Tüm dünyayı etkisi altına alarak sağlığımızı tehdit eden koronavirüs bizlerin de sağlığı ile birlikte yaşantımızı büyük ölçüde değişime uğramasını sağladı. Tüm halkın ‘Evde Kal’ sloganı ile başlayan üç aydır devam eden bu uygulama vatandaşlarımızın canını çok sıksa da dünyayı yöneten gizli güçlerin amaçlarının dışında gelişen hepimizin ihtiyacı olan doğa ve doğal  yaşantımıza  büyük faydası olmuştur. 

Özellikle kendi bölgemde gördüğüm tabiat güzelliklerinin nasıl canlılıkla hayata yeni nefes olduğu kaçınılmazdır. 1977 yılında İstanbul Anadoluhisarı’na ilk gelişim idi. Ortaokula giderken Hisar Köprüsü’nden geçerken Göksu Deresini seyre dalmış iken elimdeki 2,5 lira madeni parayı dereye düşürdüm. Ben o günkü harçlığımı kaybetmenin şoku ile paranın derenin altına süzüle süzüle gidişini izledim. Hatta okul çıkışı bazen kayıkla derede gezerken elimizle balıklara uzanırdık. Derenin o kadar saf ve temiz bir tabiat güzelliği vardı ki anlatılmaz yaşanır.

Yıllardır bölgemizdeki tabiat güzelliklerinin yaşatılması, korunması ve tüm canlıların yaşaması için mücadelemiz aklıma geldi. Her ne yaptıysak kimseye derdimizi anlatamadık. Sanırım  yüce yaradan bizim ve bu güzel tarihi yerdeki yaşam savaşı veren canlıların sesini duydu çok şükür.

İki hafta önce deredeki ördek ve diğer canlıların boğaz dere girişine kadar ahenkle dans edercesine süzüldüğünü gördüm ve dere suyunun temizlendiğini, tam olmasa da suyun temizliğini görünce inanın yeniden doğmuş bir bebek gibi hissettim kendimi, içim kıpırdadı. 

Aklımda 1977-1980 yıllarındaki o muhteşem  yaşantı ile tabiatın yapısını yeniden yaşar ümidini hissederken aradan üç gün geçti baktık ki Göksu Deresi tekrar kirlenmiş. Hangi kendini bilmez kirletti bilmiyorum, soruşturuyorum. Dereye akıtılan kireç vb gibi inşaat malzemeleri yüzünden tekrar kaderine boğulmuş.

Ey elini vicdanına koyabilecek kişiler. Allah aşkına yapmayın sizlerin geçici menfaatiniz çocuklarımız geleceğimizin bir avuç nefesimizin  heba olması değil mi... Tüm dünya bir nefes için boğuşurken biz ne yapıyoruz. 

Değerli yetkililer Allah aşkına sizlerden  rica ve arzumuz gereksiz yapılanma ve doğayı bozan kimyasallarla bu muhteşem tabiatı yıpratmayın. Hayat verin, hayat verin ki hepimizin hayatı değer kazansın. Doğaya ne verirsen o sana daha fazlasını veriyor işte gerçek. Virüs ile boğuşurken bizlere önemli mesaj  veriliyor. Bu mesajı öncelikle dikkate almalıyız ki, Göksu’nun  tabiat güzelliği ile hepimiz bahar yaşayalım. 

Hepimizin hakkı değil mi?

Tabiatla nefes alıp yaşamak artık dünyanın değişime, doğal yaşama daha değer verme zamanı geldi. Haydi sağlıklı yaşam için mücadelemizle virüsu yenelim baharı yaşamak için doğayı kazanalım.

‘Ne Ekersen Onu Biçersin’ atasözü  ne güzel anlatıyor.

Hoşta kalın, Sağlıklı kalın, Evde Kalın…

YORUMLAR...