Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, gazeteci Bahar Feyzan’ın YouTube kanalına konuk olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) AK Parti’ye geçiş süreci, belediyede yaşanan çıkar çatışmaları, maruz kaldığı tehditler ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye dair çok önemli açıklamalarda bulundu.
İşte Gürzel’in öne çıkan açıklamaları;
“Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım”
Siyasete CHP Gençlik Kollarında başladığını ve 17 sene boyunca partinin her alanında görev aldığını belirten Özlem Vural Gürzel, yerel siyasetin sokak kısmının çok masumane duygularla yürüdüğünü ancak iş belediye kısmına gelince durumun değiştiğini ifade etti. Gürzel, başkan vekilliği sürecini şu sözlerle anlattı:
“Belediyemiz operasyon geçirdi ve bir belediye başkan vekilliği seçimi olması gerekiyordu. Meclis üyeleri arasında çok farklı bir gruplaşma oldu o dönem. Bu tamamen çıkar çatışmasıydı. İki grubun birer adayı var başkan vekili olması için. Çünkü bu başkan vekiliyle yapacağı işler ya da o başkan vekilinin onlara verdiği ümitler burada farklı bir zenginleşmeye gidecekti iş. Her iki grubun da istediği şey buydu aslında; tabiri caizse yolumuza bakarız.”
“Seçim sabahı yumruklu kavga çıktı”
Hiçbir gruba dahil olmadığını ve kutuplaşmayı bitirmesi adına Ekrem İmamoğlu’nun yönlendirmesiyle son dakikada aday olduğunu belirten Gürzel, seçim sabahı yaşanan kaosu şu şekilde aktardı:
“Seçimin olduğu sabah burada çok büyük bir kavga çıktı. Meclis üyeleri arasında çok ciddi bir kavga çıktı. Üstelik belediyenin önünde gözler patladı. O kadar yumruklu bir kavga çıkınca… Bir anda kendimi bu makamda bulmuş oldum.”
“Ya bizim dediğimizi yaparsın ya da zorluk çıkarırız dediler”
Göreve geldikten sonra her iki taraftan da kazanç sağlamaya yönelik baskılar ve talepler aldığını vurgulayan Gürzel, kamu malını kimseye peşkeş çekmediği için hedef haline geldiğini belirtti:
“Baskılar olmaya başladı. E ben tedirginim, böyle bir şey istemiyorum. Hiçbir şeyin altına imza atmak istemiyorum. Karanlık bir belediye yönetiminden sonra geldim. Bana kişisel olarak saldırmalar başladı. ‘Ya bizim dediğimizi yaparsın ya da biz sana zorluk çıkarırız’ ki çıkartıldı da… Kaçak yapıya izin vermemi istediler, ihaleler üzerinde ‘bu ihaleleri ben hallederim’ falan… Direnç gösterdiğim için aileme, bana saldırdılar. Sosyal medyadan itibarsızlaştırma yaptılar. Psikolojisini bozalım ve onu buradan gönderelim şeklindeydi. Aylarca bununla mücadele ettim.”
“CHP yönetimi sadece ‘idare et’ dedi, arkamda durmadı”
Yaşadığı mobbing ve usulsüzlük baskılarını CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve il başkanına ilettiğini ancak yalnız bırakıldığını söyleyen Gürzel, kırılma noktasını şu sözlerle özetledi:
“Çok fazla temasa geçtim, konuştunuz, her şeyi biliyorlar. ‘İdare et’ten öteye gitmedi hiçbir şey. En büyük gönül kırgınlığım buradan… Doğru, dürüst ve ahlaklı davrandığım için bırakın bir aferini, arkamda hiç kimseyi bulamadım. Aksine çok kötü bir duruma sokuldum. Herkese ‘idare et’… Ben de bu idareyi etmedim.”
“Kalemini bile bırakmayacağız diye tehdit ettiler”
Alaattin Bey’in tahliye olduğu sabahtan itibaren açıkça tehditler aldığını ifade eden Gürzel, süreci şöyle anlattı:
“Tahliye olduğu sabahtan itibaren sürekli buraya bir tehdit gelmeye başladı. ‘Biz geleceğiz Özlem Hanım’ı atacağız, onun içeride kalemini bile bırakmayacağız’ gibi Alaattin Bey etrafı tarafından duyumlar, haberler geliyordu. Başka bir vekilin orada o ekibi alkışlaması, bana burada tehdit edilmesi… Yanlışlara karışılmış insanlar alkışlanıyorsa burada bir sıkıntı var dedim. Benim yerim burası değil, evim burası olamaz dedim.”
“Cumhurbaşkanımız müthiş bir babacanlık ve devlet baba hissiyatı verdi”
AK Parti’ye geçişinde hem AK Partili meclis üyelerinin süreç boyunca kendisine verdiği desteklerin hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu temasın çok etkili olduğunu belirten Gürzel, Külliye ziyareti hakkında şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımızla karşılaştığımız zaman müthiş bir babacanlık, inanılmaz bir nezaket… Son derece sakin, babacan, kucaklayıcı, orada büyük bir devlet baba modeli. Gerçekten orada bana devlet baba hissiyatını verdi. Ulaşılmaz değildi. Kıymet verdi, değer verdi ve bana şunu hissettirdi: ‘Değer gördüğün yerde olacaksın, değer gördüğün yerde kalmalısın.’ Kendisi bana ‘Sen hizmet etmek istiyorsan ben senin arkandayım, git hizmetini yap, hiçbir şeyden tedirgin olma’ dedi. Aylardır aradığım cümle, tavır buydu.”
“İki parti arasında uçurum bir farklılık görmüyorum”
AK Parti’ye geçtikten sonra hayatında veya görüşlerinde hiçbir değişiklik olmadığını, Atatürk sevdalısı bir kadın olmaya devam ettiğini belirten Gürzel, iki parti arasındaki algılara dair şu değerlendirmede bulundu:
“Bir ideoloji farklılığı ben yaşamadım. Ne bir AK Parti için Atatürk düşmanı diyebilirsiniz, ne Cumhuriyet Halk Partisi için dinsiz bir parti diyebilirsiniz. İkisi de yok. Bu algılarla bence çok ciddi bir kutuplaşma söz konusu. Cumhurbaşkanımız geçenlerde Sapanca’da çok güzel bir şey söyledi: ‘Türkiye bir kitap ve her birimiz bu kitabın farklı sayfalarıyız ama toplamında bir ülkeyiz ve bir kitabız.’ Bizim gerçekten bütünleşiyor olmamız gerekiyor.”
“Şu anki CHP tamamen yönetim zafiyeti içinde”
CHP’nin mevcut durumunu da değerlendiren Gürzel, partinin kendi içine döndüğünü ifade etti:
“Gerçekten çok üzücü. Şu anda kendi içerisine dönmüş ve kendi kavgasını veren bir CHP var. Tamamen yönetim zafiyeti işi bu noktaya getirdi. Birinci parti olundu yerel seçimde ama sonradan derede boğuldu maalesef. Ciddi bir kararsız seçmen yaratıldı şu anda ve CHP bunu kendi eliyle yaptı. Emek veren insanlar için büyük hayal kırıklığı, üzülüyorum açıkçası.”
Beykoz için hedefler
Beykoz’un ilk kadın yöneticisi olarak ilçenin kronikleşmiş ulaşım, mülkiyet ve imar gibi sorunlarını tam bir sinerji içinde çözmek için yoğun mesai harcadığını belirten Özlem Vural Gürzel, hizmet ve güler yüzle Beykoz halkına hizmet etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

